stAnLEy
Matem günü değildir...

Doğru.

*


Yeniden doğduğu gündür...


Her sene yeniden.



*


Malum şahıs, ABD ziyaretinde Obama’yla sohbet ederken, laf dönmüş dolaşmış, genetiği değiştirilmiş organizma teknolojisine gelmiş; Obama gururla, “Bu konuda öyle ilerledik ki, neredeyse ölüyü bile diriltebilecek hale geldik” demiş... Bizimki altta kalır mı, “Bizim çalışmalarımız da müspet neticeler vermeye başladı” demiş, “Biz de DNA’larında oynayarak, 100 metreyi 3 saniyede koşan sporcular yetiştirebiliyoruz artık!”


*


Gel zaman git zaman, Obama iadeyi ziyarete gelmiş, “100 metreyi 3 saniyede koşanları” görmek istemiş... Bizimkini ter basmış tabii, “N’apacağız, rezil olduk” demeye başlamış... Ki, o sırada cingöz bir danışman devreye girmiş, “Sıkmayın canınızı efendim” demiş, “Hazır bugün
10 Kasım... Obama’yı Anıtkabir’e götürelim, Atatürk’ü diriltmesini isteyelim... Diriltemezse dünyaya rezil
olur, diriltirse, siz zaten 100 metreyi 3 saniyede koşarsınız!”



*


Atatürk’ü 29 Ekim’de pastadan çıkarmıştı bu arkadaşlar... İster misin bugün de mozoleden çıksın!
stAnLEy
Efes seriyi bozmadı: 80-67 - Basketbol- NTVSpor
stAnLEy


 


GDO: Genetiği değiştirilmiş organizmalar (gıdalar) dünyadaki açlığa çare olarak üretiliyormuş..
muhahah zuhaha puahah..
buna ancak moron zamerikan halkı inanır..
unicef te aç çocukları besliyor..
hangi aç çocukları?
unicefin bağlı olduğu birleşmiş milletlerin altınını, incisini, gümüşünü, petrolünü, madenlerini sömürdüğü ülkelerin çocuklarını..
olay bu kadar basit..













stAnLEy



Cumhuriyetimizin 86’ncı kuruluş yıldönümüdür.

Cumhuriyetimizin 86’ncı yıldönümünü kutlarken her şeyden önce büyük bir tehlike içinde bulunduğumuzu da vurgulamak zorundayız.

Cumhuriyet sözcüğü tek başına bir şey ifade etmez; yeryüzünde çeşitli cumhuriyetler vardır.

En yakın örnek, şeriata dayalı düzenle yönetilen komşumuz İran Cumhuriyeti’dir.

*

Uygarlığa yakışır, insan haklarını içerir, kadın-erkek eşitliğine dayalı ve bağımsız demokratik cumhuriyetin temeli laikliktir.

86’ncı yılını kutlayan Cumhuriyetimizde laiklik tehlikededir.

Ayrıca 1923 Cumhuriyeti’ni ikiye bölmek isteyen iç ve dış güçlerin de ittifak içinde bulundukları, çok kanıtlı bir gerçeğe dönüşüyor.

Cumhuriyetimizin laiklik ve bölünmezliğini tehdit eden güçlerin büyük çapta dış güçlere dayandıkları gün geçtikçe daha aşikâr ve çarpıcı biçimde görülüyor.

*

20’nci yüzyılın sonunda, oldukça güç kazanmış anti-laik güçler iktidardan uzaklaştırılmışlardı.

21’inci yüzyılın başında İslamcı siyaset “stratejik müttefikimiz” ile anlaştıktan sonra büyük bir sandık desteğiyle iktidara gelebilmiştir.

Bunun yanı sıra Amerikan işgali altında bulunan Kuzey Irak’ta üslenip yuvalanan bölücülük de dış desteklerine dayanıp epey mesafe alabilmiştir.

*

Ne yazık ki ‘Cumhuriyet Bayramı’mızı yeteri kadar sevinçle, güvenle, gönül rahatlığıyla kutlayamıyoruz; Tevfik Fikret’in ünlü ‘Sis’ şiirindeki dizeleri yinelemekten kendimizi alamıyoruz:

“Sarmış yine âfâkını bir dud-i muannid / Bir zulmet-i beyzâ ki peyâpey mütezâyid”. 86’ncı yıldönümünde Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti, “olmak ya da olmamak” sorunuyla karşı karşıya gelmiştir.

Bu konuda kendi kendimizi bayram törenlerinin ‘resmi’ havası içinde aldatmaya kalkmak, aymazlığın en büyüğü olacaktır.

*

Gerçekten de Türkiye Cumhuriyeti, neresinden bakarsanız bakın, tehlikenin ortasında bulunmakta; dış ve iç tehditlerin trafiğinde şaşkınlaşan politikacıların ellerinde sürüklenmekte; bağımsızlığını yitirmiş bir ülke manzarası sergilemektedir.

1915 olayları Batı ülkelerinin güdümlü siyasetleriyle güncelleştirilmiştir; terör Anadolu’nun Güneydoğu haritasında somut bir tehdit unsuruna dönüşmüş, sınır dışından sarkan ve müttefikimiz sayılan Amerika’yı da arkasına alan bir niteliğe bürünmüştür.

Laik Cumhuriyet bizzat iktidar tarafından yönetilen bir siyasetle rizikoya sürüklenmiştir.

Ekonomi tam bir borçlanma ve yüksek faiz batağında dışarıya bağlanmış; Türkiye Cumhuriyeti mali açıdan bağımsızlığını yitirmiştir.

Halk meydanlardadır, Türkiye ayaktadır; teröre karşı protestolar şehit cenazelerinde doruğa tırmanmakta, ellerindeki Türk bayraklarıyla toplanan ve yürüyen kitleler, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti korumak içgüdüsünün itici gücünü dile getirmektedirler.

İç ve dış kimi güçlerin ikinci bir Sevr hayalinde Türkiye’yi ortaklaşa kuşattıkları açık seçik ortadadır.

*

Cumhuriyetin 86’ncı yılı işte bu “ahval ve şerait” içinde kutlanıyor.

Akıl, denge, serinkanlılık, sağduyu ve güven duygusuna her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.

Bu nedenle Cumhuriyetimizin 86’ncı yılını kutlarken büyük bir sınav karşısında bulunduğumuzu vurgulamak zorundayız.
20’nci yüzyılın başında büyük bir sınav vererek laik Atatürk Cumhuriyeti’ni kurabilen Türk ulusu, Atatürk’e layık olabildiğini ve uygarlığa yakıştığını laik, demokratik ve bağımsız Cumhuriyetini savunmak ve korumakla ispatlayacaktır.

Kaynak: Cumhuriyet
stAnLEy

stAnLEy

stAnLEy

13958_161016612900_8811587900_2799003_5366395_n 13958_161016617900_8811587900_2799004_1256733_n 13958_161016622900_8811587900_2799005_735486_n 13958_161016627900_8811587900_2799006_2176614_n 13958_161016632900_8811587900_2799007_1407245_n 13958_161016642900_8811587900_2799008_2290681_n

stAnLEy





stAnLEy

stAnLEy

Kategorilere Göz Atabilirsin

Twitter' da Paylaşabilirsin

Facebook' ta Paylaşabilirsin

Rastgele 20 Yazı

Bloğu Nasıl Buldunuz ?

Son 1den1e Yazıları

Son 1den1e Yorumları

1den1E-Sponsor Bağlantılar